Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Manisa İl Eylem Planı Kapsamında Basına Seminer Düzenlendi

İl Müdürlüğümüzce 2017 yılı Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Manisa İl Eylem Planı kapsamında basına seminer düzenlendi.

Ülke genelinde kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli katkılar sağlaması planlanan ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca Manisa´nın da dahil olduğu 26 ilde Valilikler üzerinden yürütülen, “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planları (2017-2020)” çerçevesinde faaliyetler nedeniyle açılış konuşmasını yapan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürümüz Murat Konan “Çok kıymetli çalışma arkadaşlarım ve Demokrat Gazeteciler ve Yazarlar Derneği başkanım, Valilikte görevli basında çalışan ve işlerini güçlerini bırakarak buraya gelip seminere katılarak konuya duyarlı davranan basın mensuplarımıza teşekkür ve şükranlarımı sunarak sözlerime başlamak istiyorum. Konu şiddet, kadın, çocuk, toplumsal cinsiyetsizlik eşitliği ve eşitsizliği en son haberlerde yer alan  vakalar gündemimiz. Artık her gün kadınlarla ilgili cinayet haberi ve şiddet haberleri çıkmadığı gün olmuyor. Tabi bu sorunda öyle ümit ediyorum ki tek başına bir kurumun ve tek başına bir birimin yapabileceği bir şey değil el birliği ile ancak bu sorun çözülebilir ”dedi.
İl müdürünün konuşmasından sonra kısa bir konuşma yapan Demokrat Gazeteciler ve Yazarlar Derneği Manisa başkanı Hakan Özen ise “Biz Demokrat gazeteciler ve yazarlar derneği ve aynı Türkiye gazeteciler federasyonu Manisa bölge temsilcisiyiz. Dernek olarak bizler üyelerimiz ve arkadaşlarımız ile bu konuda üzerimize hangi görev düşerse yapmaya her an hazırız.  Arkadaşlarımızın ve üyelerimizin de bu konuda gerekeni yapacaklarına inanıyorum” dedi.

Seminerde slayt gösterisi ve örnekler ile Kadına şiddet ve Kadın ayrımcılığı konusunda seminer veren Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Hizmetler Öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. Gülten Uçan ise konuşmasında “Kadına yönelik şiddet bir kişinin eşine çocuklarına, anne, baba, kardeşlerine yakın akrabalarına yönelik uyguladığı her türlü saldırgan davranıştır. Şiddete sadece aynı evde oturan kişiler değil eski eş veya kız ve erkek arkadaş ya da nişanlıda maruz kalabiliyor. Kadın ve erkekler doğdukları andan itibaren edindikleri deneyimler sonucu toplumsal cinsiyet rollerini öğrenir içselleştirir ve kişiliklerinin bir parçası haline dönüştürürler. Üstlendikleri farklı roller nedeniyle birbirlerinden farklı deneyimlere sahip olurlar farklı deneyimler farklı beklenti ve ihtiyaçları doğurur.  Bu nedenle kadınların ve erkeklerin hayatta ve kendilerine bakış açıları beklenti ve ihtiyaçları birbirlerinden farklıdır.

Avrupa Konseyi´nin 27 üye ülkede yaptığı çalışmanın verilerine dayanarak 2010 yılında yayınladığı rapora göre her 4 kadından biri hayatının herhangi bir döneminde aile içi şiddete maruz kalmaktadır. Araştırmaya katılan kadınların yüzde 6-10 unun  incelenen dönem itibariyle son bir yıl içinde şiddete maruz kaldığı tespit edilmiştir. Kadınların  yüzde 19 -25´i kendisinin arkadaşının ya da bir yakınının şiddetine maruz kaldığını söylemiştir. Başbakanlık kadının statüsü Genel Müdürlüğü´nün desteği ile Hacettepe Üniversitesi tarafından 2009 yılında yapılan çalışmaya göre ülkemizde 15 -60 yaş arası kadınların %42´si ve kırsal alandaki kadınların %47´si Yaşamının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete ya da cinsel şiddete maruz kalmaktadır. Başka bir ifade ile her 10 kadından 4´üne eşi veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından fiziksel veya cinsel şiddet uygulanmaktadır.

Birleşmiş Milletler tarafından 2016 yılında yayınlanan insani gelişme raporunun toplumsal cinsiyet eşitsizliği endeksinde Türkiye 159 ülke arasında 69.  sırada yer almaktadır. Endeks kadın ve erkeklerin üreme sağlığı okullaşma süresi, parlamentoda temsil edilme oranı ve çalışma yaşamına katılımı değerlendirmektedir. Dünya ekonomik forumunun 2016 yılı küresel cinsiyet uçurumu raporuna göre Türkiye 144 ülke içinde 130. sırada yer almaktadır. Bu oran ile ülkemiz Avrupa ve Orta Asya Bölgesi´nin eşitsizliği en yüksek olduğu ülkeler arasında yer almaktadır.

Türkiye´de nüfusun %49.8 ini oluşturan Kadınlar Türkiye Büyük Millet Meclisi´nde sadece yüzde 14.9 oranında temsil edilmektedir. 2017´de Türkiye´de tek kadın Bakan görev yapmaktadır. Erkek nüfusunun yüzde 69´u işgücü piyasalarında yer alabiliyorken kadınların sadece yüzde 24´ü çalışabilmektedir. Erkeklerin ortaöğrenimden yararlanma oranı %46.7 iken kadınlarda bu oran yüzde 27.1´e düşmektedir. Türkiye´de her 100 bin canlı doğumun 23´ünde kadınlar hamilelikten kaynaklanan sorunlar nedeniyle hayatını kaybetmektedir.

Birleşmiş Milletler Teşkilatına göre Kadınlar Dünya nüfusunun yüzde 50´den  fazlasını temsil ettikleri iş saatlerini yüzde 66´sından fazlasını doldurdukları halde dünya gelirinin yüzde 10´una dünya üzerindeki servetin yüzde 1´ine  sahiptir. İnsanlık tarihinin yaklaşık yüzde 99´luk kısmını oluşturan tarım öncesi avcı toplayıcı dönemde kadın ve erkeğin toplumsal ilişkilerde eşit olduğunu düşünmektedir.

Antropologlar kendisini doğanın bir parçası olarak algılayan mülkiyete hiyerarşiye  saldırganlık ve rekabete yabancı insanoğlunun saban tarımına  başlaması ile bu eşitlikçi yapının kaybolduğunu ve Ataerkil düzenin başladığını düşünmektedir. Yine Gine de yaşayan bazı kabilelerde kadınların doğurabilme becerileri gereği eş ve iş yöneticisi olarak bizim kültürümüzden daha fazla saygı gördükleri erkeklerin ise bağımlı ve itaatkâr olduğu tespit edilmiştir. Bu kabilede çocukların bakımını tabi ve psikolojik olarak erkekler tarafından üstlenilmesi gerektiğine inanılmaktadır” dedi.  Seminere Manisa Valiliği Basın ve Halkla İlişkilerden Şeriban Yıldırım, İsmail Gül, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürümüz Murat Konan, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdür V. Psikolog Selcan Etyemez, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Hizmetler Öğretim Görevlisi Yrd. Doç.Dr. Gülten Uçan, Demokrat Gazeteciler ve Yazarlar Derneği Başkanı Hakan Özen, üyeleri ve basın mensupları katıldı.


Sonraki Sayfa: Yönetimin Gözden Geçirmesi Toplantısı Yapıldı

Önceki Sayfa : Kore Gazileri "Ayla" Filminde Bir Araya Geldi